Birleşik karınca işlemcisi – 4

Ocak 25, 2009 | | 16 Yorum yapılmış

Bu yazı Süleyman Sönmez ‘in başlattığı yazının devamı niteliğindedir. Bu yazıyı okumadan önce ;

1. Bölüm :
http://www.gunesintamicinde.com/birlesik-karinca-islemcisi
2. Bölüm :
http://www.hakkiceylan.com/birlesik-karinca-islemcisi
3. Bölüm :
http://www.teakolik.com/birlesik-karinca-islemcisi-3
Okuyunuz. Okuduktan sonra devam edebilirsiniz.

Asansöre koştuk, Alev son kata çıkmak için düğmeye bastı. Ben olayın şaşkınlığıyla sadece zemin kat diye bağırabildim. Karıncalar binayı sarmıştı, son katta sonumuzun geleceğini biliyordum. Ne yapacaktık? Kaçış kalmamıştı benim gözümde. Alev buradan çıkalım anlatacağım diyordu. Son kattan nasıl çıkacaktık? Ben ölümü düşünürken, Alev elinde PDA ile bir şeyler yapıyordu.

Asansörün kapısı açıldığında, koridorun caddeye bakan penceresinde karıncaları gördüm. Korkuyordum, artık ölümü düşünüyordum.
Alev karıncalara doğru koşmaya başladı, ben yaşadıklarıma rağmen olayın şokunu atlatamamıştım. Alev, birden durdu, bana döndü ve

“-Ne duruyorsun, hadi koş.” diye bağırdı. Alev’in yanına geldiğimde şok olmuştum.

Binanın en üst katındaydık. Aşağıda yapraklardan yapılmış dev bir sünger vardı. Bir grup karınca da oradan uzaklaşıyordu.

Alev, önceden tecrübeli gibi elimden tutup aşağıya atladı. Aşağı düşerken hiçbir şey düşünemiyordum. Karıncaları, ne olduğunu tam bilmeden, ortasında bulunduğum olaylar zincirini.

Resim:http://www.nationalgeographic.com.tr

Resim:http://www.nationalgeographic.com.tr

Yaprakların üstüne düştüğümüzde Alev ile göz göze geldik. Yapraklardan yapılmış dev bir hava yastığı gibiydi. Bizi darbe almadan yere bırakmıştı. Alev soğukkanlı bir şekilde arabaya doğru koştu. Arabayı alıp yanıma geldi,

Telaşlı bir şekilde

“-Hadi çabuk gitmeliyiz buradan” dedi.

Kendimi bir robot gibi hissettim. Olayları anlayamadan köşe kapmaca oynuyorduk.

Yolda giderken Alev anlatmaya başladı.

“-Karıncalar ile iletişime geçen tek medeniyet bizler değiliz. Eski Mısır, Babil, sümerler gibi büyük medeniyetlerin de bir şekilde
karıncalarla iletişime geçtiğini bulduk. Pramitlerin, eski medeniyetlerin sırlarını çözme aşamasında bu ajan karıncalar ortaya çıktı.
Daha önce çok iyi anlaştığımız kolonilerin bazıları neredeyse bize düşman kesildi. Bazıları ile hala iletişimdeyiz.

Diğer, ülkelerin gizli servislerinden şüphelendik. Bu yüzden gerçek olmayan intihar ile öldüm. Fakat, hiçbir gizli serviste bu şekilde
bir çalışma izi bulamadık. Bir güç bizi engellemeye çalışıyor, çalışmalara devam edebilmemiz için önce bu engeli bulmayız.”

Bir masal dinliyordum adeta. Kendimden geçmiş, olayları unutmuş vaziyette hayal dünyasına dalmıştım. Birden sözünü kesti ve

“- Geldik, şuradaki yata gitmeliyiz.” dedi.

Etrafı süzdüm, insanların yaşadığı merkezden uzaklaşmışız. Sahil kenarında, kendi haline bırakılmış eski bir iskele kenarındaki yat.
Alev yata doğru hızla giderken, bir yandan onu takip etmemi istiyordu. Evet bu son yaşadıklarımızdan sonra anladım ki,
Alev ölüme gitse onunla beraberim. Sanırım ben de delirmiştim. Acaba onu seviyor da farkında değil miyim?

Yatta bizi nelerin beklediğinden habersiz onu takip ediyordum.

İskelede yürürken, sahile hafif hafif dokunan dalgaların sesi bir an için de olsa insana huzur veriyordu. Yata geldiğimizde, üzerinde kaptan elbisesini anımsatan bir giysiyle bir adam karşıladı bizi. Alev’e dönüp,

“-İçeride sizi bekliyorlar.” dedi.

Sanırım bir çok sorunun cevabını bulacaktım. İçeriye girdiğimizde, 15-20 kişilik bir grup bizi görünce ayağa kalkıp selam verdiler. Alev hepsi ile beni tanıştırdı. Bazılarının ismi yabancı ve konuştukları Türkçe aksanı farklıydı. Belli ki yabancı kişilerdi. Fakat, Türkçe’yi konuşup anlayabiliyorlardı.

Alev ismini tam telaffuz edemediğim birini sordu arkadaşına. Arkadaşı anaşılabilir farklı bir aksan ile

“- Kendisine ulaşamıyoruz, ekiplerimiz her yerde aradı. Ölümüne dair bir ize rastlanmadı. Şu an kendisi kayıp” dedi.

Alev titrek bir ses ile sadece üzüldüm diyebildi.

Yat hareket etmeye başlamıştı. Bir süre sessizlik hakim oldu. Sadece dalgaların hafif sarsıntısı ile su sesi vardı. Benim sorgulayıcı bakışlarımdan anlamış olmalıydı ki Alev konuşmaya başladı;

“- Hepiniz hoşgeldiniz. ” diyerek sözlerine devam etti;

“- Biliyorsunuz ki, Türkiye’deki bazı sorunlara çözüm üretmek için karıncaları incelemeye başladık. Türk ekibi olarak başlarda karıncaların tünel açma, iş bölümü, günlük faaliyetlerine dair bulgularımızı hayatımıza nasıl uygularız diyerek fikir üretmelere ve deneylerimize devam ettik.

Deneylerimiz sırasında karınca kolonileri ile iletişime geçebildiğimizi anladık ve bu iletişimi kullanarak karıncalar hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmaya başladık.

Bir çok bilimadamı ve filozofun ortaya attığı kuramları sorduk ve %99 doğru bilgi aldık. Bu sırada deneyimiz ulusal güvenlik kapsamına alındı. Biliyorsunuz ki bu gelişmelerden sonra ülkelerimizin karşılıklı anlaşmaları ile siz değerli bilimadamları ile çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

Bir ara sözünü kesip, burada benim ne işim var diyecektim. Alev gözlerimin içine bakıp sözünü kestirmedi ve anlatmaya devam etti.

“- Karıncaların mantıksal sorulara karşı verdiği cevapları ilk başlarda Akaşik kayıtlarından aldığını düşünüyorduk. Arkadaşlarımızla çalışmalarımızda, bu teorimizi ispatlamış olduk. Ülkelerimizin anlaşmalarından hemen önce biz şunu farkettik, karıncalar sadece mantıksal sorulara değil. Geçmişe dair de bazı cevaplar veriyor. Kesin olmamakla beraber, eski medeniyetlerin de karınca kolonileri ile iletişim kurarak kendi hayatlarında kullandıklarını sanıyoruz.

Babil bahçeleri, gizemli piramitler gibi tam sırrı çözülememiş olaylar hakkında detaylı bilgi edinebiliriz diye düşünüyoruz. Sadece geçmiş değil, bilim kurgu gözüyle bakılan yerçekimsiz araçlar, ışık hızına ulaşarak seyehat etme gibi bilgileri de bulacağımızı düşünüyorum. Fakat, bu çalışmalarımızı sürdürürken bazı karınca kolonilerine yabancı türdeki karıncalar sızdı ve bu kolonilerle iletişimimizi bozdu. Bazı koloniler bize düşman gibi davranmaya başladı.

İlk başlarda projeden haberdar olan yabancı servislerden şüphelendik. Fakat, sadece bizim ekibimizde değil bu projede görev alacak yabancı profesörler de bazı karınca kolonileri tarafından saldırılara uğradı. Bazı arkadaşlarımız ortadan kayboldu. Bu projede çalışacak ekip arkadaşlarımız tehlikede ve bu koloniler sadece projede çalışan ve çalışacak kişilere saldırıyor. Bu yüzden öncelikle bu engelleri aşmalıyız.”

Artık anlamıştım.

Alev, bu çalışmalarından ilk beni bilgilendirmişti. Şu anda bu konuda buradaki bilimadamlarından daha çok bilgiye sahiptim. Anladım ki, Alev ile beraber çalışmalarımız beni de tehlikeye atmıştı ve Alev bu yüzden beni de ekibe dahil etti. Bu proje dünyanın ortak projesi haline gelmişti.

Türkiye başta olmak üzere bir çok devlet bizi uzaktan izliyor, bilimadamlarını korumaya çalışıyordu. Sanırım bu yüzden bir süre deniz ortasında çalışmalara devam edecektik.

Her an teoriler konuşuluyor, artık espriler bile bu proje üzerine oluyordu.

Sanırım 1 hafta gibi bir zaman geçti. Nerede olduğumuzu bilmiyorum, açık denizlerde süzüle süzüle gidiyoruz. Sanırım, diğer bilimadamlarının önceki çalışmaları inceleyip anlamalarını bekliyoruz. Her gün geçtikçe onların şaşkınlıkları benimkini geçiyor.

Bu yolculuk daha ne kadar sürecek hiçbir bilgim yok. Şu an stresten uzak, Alev ile beraber vakit geçiriyoruz.

Bu yaşadıklarımın en güzel günleri diyebilirim.

Bu yazı asıl hikaye sahibi Süleyman Sönmez‘in Birleşik Karınca İşlemcisi isimli hikayesinden esinlenerek yazılmıştır. Yazının devamı olarak Teakolik’ in 3. bölümüne devam niteliği taşımaktadır. Yazıda anlatılan olayların gerçek kişi, kuruluş ve olaylarla ilgisi yoktur. Bu eserin tüm hakları yazara aittir. Süleyman Sönmez haricinde hiç kimse tarafından izinsiz kopyalanamaz. Yazının devamı için teklif ve önerilerinizi Süleyman Sönmez‘e bildirebilirsiniz.

.

Bu Yazıları Okumak Yürek İster:

  • Gemei X760 ile Oyunlar Cepte
  • Facebook Dünya Ülkesi Olmaya Aday
  • 16 Yaşında Google’ı Hackledi
  • Youtube Yasak Hakkında Açıklama Yapmış
  • Comments (16)

     

    1. […] Not 3: Hikayenin 4. Bölümünü Gazanya Blogdan Mehmet yazdı. http://blog.gazanya.com/birlesik-karinca-islemcisi-4   Alıntı, Telif, Creative Commons […]

    2. TEAkolik dedi ki:

      Ellerine sağlık dostum tebrikler..

    3. Mehmet USLU dedi ki:

      Sizin yazdıklarınızdan sonra, hayal gücümde şekillenen bir parça sadece.

      5. bölümü sabırsızlıkla bekliyoruz ;) Kim yazacak merak konusu. Ya da bu şekliyle mi kalacak beklemedeyiz ;)

    4. sevie dedi ki:

      Ben denizde de karıncalardan kaçabileceklerine pek inanmıyorum. Diğer yazarlar gibi, olayın heyecanını güzel bir şekilde hissettirmişsiz. Ellerinize sağlık.

      Bu kadar heyecanla giderken yarım bırakmazsın değil mi? Bırakmayın yaa, ne olur :)

    5. JunkChorn dedi ki:

      Hay ellerine sağlık dostum :)

    6. Mehmet USLU dedi ki:

      @sevie, teşekkür ederim. Neden denizdeler, o yatta neden o kadar kişi toplandılar. İnan ki sonunu düşünerek yazmadım. İçimden ne geldiyse hayal gücümde ne canlandıysa onu yazdım. Bu yüzden hikayenin devamı hakkında yazarın da merakla beklediği bir hikaye türü oldu :) Devamı konusunda da hiçbir fikrim yok. Süleyman abimiz devam eder mi, diğer blog yazarlarından katılım olur mu? Hiçbir bilgim yok o konuda.

      @JunkChorn Teşekkürler. Bu hikayenin devamını inan ki merakla bekliyorum :)

    7. […] Karınca rüzgarını hızını yavaşlatmadan Gazanya blogundan Mehmet Uslu’nun yazdığı Birleşik Karınca İşlemcisi 4 ile devam etti. Yazarlara son zamanlarda okuduğum en iyi hikaye için teşekkür ederim. Heyecanla […]

    8. Ceyhun dedi ki:

      yorum yapmaya korkuyordum ki aşağıadki bölümü gördüm :) eline sağlık çok güzel bir yazı olmuş. fantastik kurgu türü yazarım genelde bence sende oldukça yeteneklisin bir el at oraya :D

    9. Mehmet USLU dedi ki:

      Aslında bu ilk denemem. Süleyman abimiz ve devamını getiren arkadaşlar sağolsun , bu yazı ilk yazan arkadaşların hayal güçlerinin beynimdeki yansıması sanırım :)

      Bana cesaret vermiş oldun. Teşekkürler ;)

    10. eylos dedi ki:

      Yazıyı okurken bugün internette okuduğum başka bir mevzu geldi aklıma. Karıncalar ile depremi önceden tahmin edebiliyorlarmış.

    11. Mehmet USLU dedi ki:

      Bizim casus karıncalar çıkmasaydı biz de bulurduk :)

      Öyle bir haberi çok önceden okumuştum. Demek ki bu yazıları yazarken o haberlerin hiç etkisinde kalmamışız :) Aslında hikaye ileride o yönlere doğru da kayabilir. Fakat, 5. bölümü yazan olmadı sanırım.

    12. Göksel dedi ki:

      Birleşik karınca işlemcisi hızla kitap olma yolunda ilerliyor bakalım devamını kim yazıcak

    13. esra dedi ki:

      5 nerde??:)

    14. Mehmet USLU dedi ki:

      5. bölümü biz de sabırsızla bekliyoruz :)

    15. Furkan Turan dedi ki:

      5. Bölümü de ben yazayım dedim, ve kendimce birşeyler karaladım. Umarım beğenirsiniz.

      http://www.yenibirfikir.net/index.php/birlesik-karinca-islemcisi-5/

    16. yalman dedi ki:

      5.bülümün sitesi kapanmış çoğu kişi eminim 6tıncıyı bekliyor biri bana 5. yollarsa bende devam ettirmeyi düşünüyorum yada istek olursa 5ten devam etmek isterim ?

    Leave a Reply

    CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi